logo
 

 
Hemşin Fırın  Pasta

Hemşin Fırın Pasta
Hemen Whatsapp'tan yaz +905322855213





 
      Hemşinlilerin Pastacılık Serüveni

Sisli Yaylalardan Fırın Küreğine Uzanan Yolculuğu
 
Bu rehber, Hemşin'in sisli yaylalarından başlayıp Türkiye'nin büyük şehirlerindeki pastane vitrinlerine uzanan bir yolculuğun hikâyesidir. Her durakta duyguya, her adımda tarihe dokunacağız. Hazırsan, Kaçkarlar'ın eteklerinde başlayan bu destanda birlikte yürüyelim.*
 
 
 
 
 
 1. DURAK: HEMŞİN YAYLALARI – SON SABAH
 
Konum: Kaçkar Dağları etekleri
 Zaman: 1970'ler, bir yaz sabahı
 
Durağa Giriş:
 
Gözlerini kapat ve şunu hayal et: Bulutlar o kadar yakın ki uzanıp tutacakmışsın gibi. Koyun çanlarının sesi vadilerde yankılanıyor. Bir kadın, tandırdan yeni çıkardığı mısır ekmeğini bölerken, çocuklar masalların gölgesinde büyüyor.
 
Burada hayat, yüzyıllardır olduğu gibi akıp gidiyor. Ama...
 
 
 
Şu tepeden aşağıya bakan gençlere bak. Gözleri nereye dalmış? Uzaklara, büyük şehirlerin ışıklarına. Radyoda duydukları şarkılar, anlatılan hayatlar başka artık. Yaylalar yavaş yavaş sessizleşiyor.
 
 
 
*İçimde bir sızı var burada. Bin yıllık bir yaşamın son demleri. Kim bilir, şu gençlerden kaçı bir daha dönecek bu yaylalara? Kaçı, annesinin tandır ekmeğini bir daha tadacak?
 
 
 
Bu durak, bir vedanın başlangıcıdır. Ama her veda, yeni bir hikâyenin de kapısını aralar. Şimdi, bu gençlerle birlikte yola çıkıyoruz.
 
 
 
2. DURAK: RUSYA GURBETİ – "RUSYALILAR"IN İZİNDE
 
 Tarih: 1917 öncesi
 
 Kavram: "Rusyalılar" kuşağı
 
Durağa Giriş:
 
Hemşin'de büyüklerin dilinde bir söz vardır: "Rusya terbiyesi." Peki nedir bu?
 
Şimdi, 1917 öncesine gidiyoruz. Çarlık Rusyası'na giden Hemşinliler var. Yıllarca çalışıp dönenler. Döndüklerinde sadece altın getirmiyorlar.
 
 
 
*Bir düşün: Yıllarca gurbette kalıp döndüğünde köyüne, elinde bir gramofonla gelen adamı... Köylüler toplanmış, merakla bekliyor. O, kutudan çıkan müziği ilk kez duyduklarında yüzlerindeki şaşkınlığı. İşte o an, Hemşin'in modernleşmeye açılan penceresi.*
 
 
 
Bu kuşak, pastacılığın görünmez temelini attı: **İnce zevkleri, disiplini, estetiği öğrettiler**. Çünkü pastacılık sadece hamur yoğurmak değil, güzeli sunma sanatıdır.
 
 3. DURAK: YOLA ÇIKIŞ – CEBİNDE UMUT, SIRTINDA BOHÇA
 
Güzergâh: Hemşin yaylaları → Büyük şehirler (İstanbul, Ankara, İzmir)
 Zaman: 1950'ler ve sonrası
 
 
Sabahın kör karanlığı. Bir genç, köy meydanında bekliyor. Annesi gözyaşlarını tutmaya çalışıyor. Babası sessiz, elleri pantolon cebinde. Vedalar en çok sabah olur, bilirsin.
 
Yolcunun Cebindekiler:
 
- Bir avuç toprak (memleket kokan)
- Birkaç kuruş (harçlık)
- Bir bohça (içinde birkaç parça eşya)
- Tarif defteri (annesi yazmış: "Şöyle yapılır Hemşin böreği
- Ve en önemlisi: **Kocaman bir umut**
 
 
 
*Bu genç, şimdi otobüse biniyor. Arkada bıraktıkları: Annesinin mendili, babasının sessiz bakışı, çocukluğunun geçtiği yayla... Önünde ne var? Bilinmez. Ama içinde öyle bir ateş var ki, dağları delecek.*
 
 
 
Anlatılır ki, yola çıkan gençlerden biri, köyün yaşlısına sormuş:
"Gurbet nasıl bir yer, e mi?"
Yaşlı adam gülümsemiş:
"Gurbet, oğlum, ekmeğini kazanırken unuttuğun ama gece yastığa başını koyduğunda her şeyi hatırladığın yerdir."
 
 
 
 4. DURAK: FIRININ SICAKLIĞI – HAYATA TUTUNUŞ
 
 Şehrin bir fırını / pastanesi
 
 
Şehir henüz uyuyor. Sokak lambaları loş ışık saçıyor. Ama fırının bacası tütüyor. İçerisi sıcacık. Un kokusu, maya kokusu, tereyağı kokusu...
 
Genç Hemşinli, ilk kez giriyor bu sıcaklığa. Biraz ürkek, biraz meraklı. Ustası elinden tutuyor.
 
 
 
 
Fırının kapısından içeri girdiğinde, dışarıdaki soğuk dünyayı unutuyor insan. Burası sadece bir iş yeri değil, bir sığınak. Unun, suyun, ateşin buluştuğu bu yerde, Hemşinli genç sadece ekmek yapmayı değil, hayatı yoğurmayı öğreniyor.*
 

*Ustadan Çırağa Öğüt:*
 
*"Oğlum, bu iş sabır işi. Hamur aceleye gelmez. Tıpkı insan gibi. İyi yoğurursan güzel kabarır, sevgiyle sararsan kıymetlenir. Unutma, biz sadece tatlı yapmıyoruz, insanların mutlu anlarına eşlik ediyoruz."*
 
 
 
 5. DURAK: İSTANBUL – İMPARATORLUK MİRASÇILARI
 
 Semtler: Beyoğlu, Boğaz hattı
  Mekânlar: Tarihi pastaneler
 
 
İstanbul... Şehirlerin şehri. Hemşinli usta artık burada. Beyoğlu'nda bir pastanede çalışıyor. Camın önünde duran pastalar, vitrindeki börekler, çay saatlerinin zarif sunumları...
 
 
**Pelit Pastaneleri – Bir Okul Hikâyesi**
 
Çamlıhemşinli Hacı Kazım Ayan'ın kurduğu bu marka, sadece bir pastane zinciri değil, bir **okul** oldu. Binlerce gence iş, binlerce aileye ekmek kapısı.
 
 *"Pelit'te çalışmak, Hemşin'de üniversite okumak gibiydi."* – Hemşinli bir ustanın sözü


 
**Baylan ve Savoy – Şehir Hafızası**
 
Beyoğlu'nda, Cihangir'de... Baylan'ın vitrinine bak. O pastalar sadece tatlı değil, İstanbul'un hafızası. Savoy'da oturanlar sadece kahve içmiyor, bir kültürün parçası oluyor.
 
 
*Şimdi şu pastanenin önünde dur. Camın ardındaki pastalara bak. Onları yapan eller, yıllar önce Hemşin yaylalarında kuzu güden eller. Aynı eller. Ne kadar da uzak görünüyor değil mi? Ama bir o kadar da yakın. Çünkü her pastada Hemşin'in kokusu var. Her börekte yaylaların serinliği.*
 
 
 
 6. DURAK: İZMİR – EGE'YE VURULAN MÜHÜR
 
Semtler: Kordon, Alsancak Şortan, Reyhan
 
 
İzmir... Deniz kokusu, martı sesleri, Ege'nin rengi. Hemşinli ustalar burada da iz bıraktı. Kordon'da yürürken girdiğin pastanelerin mutfağında Hemşin elleri var.
 
 
**Şortan** – İzmir'in simgesi. Hemşin disipliniyle Ege'nin şehir yaşamı buluştu burada.
 
**Reyhan** – Alsancak'ın kalbinde, nesillerdir hizmet veren bir lezzet durağı.
 
 
 
*İzmir'de bir pastaneye gir. Garson gülümser, kahveni getirir, yanında da bir tatlı. O tatlının tarifi belki elli yıl önce Hemşin'den göçen bir ustanın defterinde yazılıydı. Şimdi Ege'nin güneşinde yeniden doğuyor. İşte bu, göçün en güzel hali: Gittiğin yere kendi kültürünü götürmek, ama oranın rengiyle buluşturmak.*
 
 
 
7. DURAK: ANKARA – CUMHURİYETİN PASTANELERİ


Flamingo, Funda, Damla, Liva
 
Ankara... Taşra başkent. Bürokrasinin, siyasetin, devletin kalbi. Pastaneler burada sadece tatlı yenilen yerler değil; **buluşma noktaları, "Hemşin konsoloslukları"**.
 
 
*Ankara'da bir pastaneye otur. Etrafına bak. Masalarda siyaset konuşanlar, aşklarını yaşayan gençler, çayını yudumlayan yaşlılar... Burası sadece bir pastane değil, bir hayat sahnesi. Ve bu sahnenin arkasında, perde gerisinde Hemşinli ustalar var. Onlar olmasa, bu sahneler boş kalırdı.*



**Liva'nın Hikâyesi:**
 
Adını Karadeniz'den alan bu marka, köklerine selam veriyor. Liva, Hemşin pastacılık geleneğinin modern işletmecilikle buluştuğu noktada duruyor. Geçmişi unutmadan geleceğe yürümenin güzel bir örneği.
 
 
 8. DURAK: HEMŞİN'E DÖNÜŞ – VAR GİT ÇİÇEKLERİ
 
 Hemşin yaylaları, Çamlıhemşin
 
 
 
Şimdi, başladığımız yere dönüyoruz. Hemşin yaylalarına. Ama mevsim sonbahar. Yaylalarda rüzgâr soğuk esiyor. Ve bir çiçek açıyor: **Vargit**.
 
**Vargit Çiçeğinin Anlattıkları:**
 
Yerel inanışa göre, Vargit çiçekleri sonbaharda açar. Hemşinli kadınlar bilir: Bu çiçekler, "Dönme vakti geldi" der gibidir. Ama bazen yıllarca beklenir. 5 yıl, 10 yıl... Kimi eşler hiç dönmez.
 
*"Vargit çiçeği açtı mı, yaylalarda hüzün kokusu yayılırdı. Gurbetçilerin dönüş vaktidir derlerdi. Ama o yıl dönmeyenlerin eşleri, çiçeğe bakıp ağlardı."*
 
 
 
*Şimdi dur ve bu çiçeğe bak. Ne kadar güzel, değil mi? Ama içinde ne kadar hüzün var. Tıpkı gurbet gibi. Güzel ama hüzünlü. Umutlu ama yalnız. Bu çiçek, Hemşin kadınlarının bekleyişinin sessiz tanığı. Yayla evlerine sığmayan yalnızlıkların, mektuplara sığmayan özlemlerin...*
 
 
 9. DURAK: HEMŞİN KONAKLARI – TAŞA YAZILAN EMEK
 
Taş konaklar
 

 
 
Hemşin'de gezerken gözüne devasa taş konaklar çarpacak. Her biri birer anıt gibi. Gelin, birine yakından bakalım.
 
 
 
*Bir konağın önünde dur. Taşlara dokun. Soğuklar değil mi? Ama bir düşün: Bu taşları yerleştiren eller, yıllarca gurbette çalıştı. Her bir taş, belki bir gün az yemekle geçiştirilen bir öğünün, belki de uykusuz geçen bir gecenin karşılığı. Bu konak, aslında bir adamın ömrü. Hem de en güzel yıllarının geçtiği ömrü.***Konağın Dili:**
 
Eğer duvarlar konuşsaydı, neler anlatırdı? Kim bilir, kaç düğün görmüştür bu sofalar? Kaç veda? Kaç kavuşma? Kaç hasret?
 
 
 
10. DURAK: SON SÖZ – BİR DESTANIN ANLAMI
 
 Hemşin pastacılığı neden önemli?
 
 
*Sevgili yolcu, yolculuğumuzun sonuna geldik.*
 
*Şimdi bir pastaneye git. Bir tatlı ısmarla kendine. O tatlının tadına bakarken, ardındaki hikâyeyi düşün: Kaçkar'ın eteklerinde başlayan, Rusya'da şekillenen, İstanbul'un vitrinlerinde olgunlaşan, Ankara'nın bürokrasisinde, İzmir'in denizinde yeniden doğan bir hikâye.*
 
*Hemşinli pastacılar, sadece tatlı yapmadı. Bir kültürü yoğurdu, bir geleneği pişirdi, bir hikâyeyi sundu.*
 
*Her pasta diliminde Hemşin'in sisli yaylalarının serinliği var. Her börekte bir ustanın emeği, her kurabiyede bir çırağın heyecanı.*
 
*Bu bir göç destanı. Bu bir zanaat destanı. Bu, insanın toprağından kopup dünyaya açılmasının, ama köklerini hiç unutmamasının destanı.*
 
**Yolculuğun Ardından:**
 
Şimdi gözlerini kapat. Kaçkar'ın sisini hayal et. Sonra bir pastanenin vitrinini. Aynı sis, aynı eller, aynı hikâye. Sadece biraz yol gitmiş, biraz pişmiş, biraz olgunlaşmış.
 
*Ve unutma: Her tatlıda bir emek var. Her emekte bir hikâye. Her hikâyede biraz Hemşin.*
 
 
*Rehberin son notu: Bu hikâye bitmedi. Her gün yeni bir Hemşinli genç, bir pastanenin kapısından giriyor. Her gün yeni bir tatlı, vitrinde yerini alıyor. Her gün yeni bir sayfa ekleniyor bu destana. Belki sen de bir gün, bir pastanede çalışan bir gencin gözlerinde, Hemşin yaylalarının sisini görürsün. İşte o zaman, bu yolculuğun hiç bitmediğini anlarsın.*
 
                                                      Yolun açık olsun.

Arama Sonuçları

hemşin
hemşin konakları
pastacılık
hemşin pastacılık

Karadeniz Tur












Hemşin Fırın  Pasta

Hemşin Fırın Pasta
Hemen Whatsapp'tan yaz +905322855213





 
      Hemşinlilerin Pastacılık Serüveni

Sisli Yaylalardan Fırın Küreğine Uzanan Yolculuğu
 
Bu rehber, Hemşin'in sisli yaylalarından başlayıp Türkiye'nin büyük şehirlerindeki pastane vitrinlerine uzanan bir yolculuğun hikâyesidir. Her durakta duyguya, her adımda tarihe dokunacağız. Hazırsan, Kaçkarlar'ın eteklerinde başlayan bu destanda birlikte yürüyelim.*
 
 
 
 
 
 1. DURAK: HEMŞİN YAYLALARI – SON SABAH
 
Konum: Kaçkar Dağları etekleri
 Zaman: 1970'ler, bir yaz sabahı
 
Durağa Giriş:
 
Gözlerini kapat ve şunu hayal et: Bulutlar o kadar yakın ki uzanıp tutacakmışsın gibi. Koyun çanlarının sesi vadilerde yankılanıyor. Bir kadın, tandırdan yeni çıkardığı mısır ekmeğini bölerken, çocuklar masalların gölgesinde büyüyor.
 
Burada hayat, yüzyıllardır olduğu gibi akıp gidiyor. Ama...
 
 
 
Şu tepeden aşağıya bakan gençlere bak. Gözleri nereye dalmış? Uzaklara, büyük şehirlerin ışıklarına. Radyoda duydukları şarkılar, anlatılan hayatlar başka artık. Yaylalar yavaş yavaş sessizleşiyor.
 
 
 
*İçimde bir sızı var burada. Bin yıllık bir yaşamın son demleri. Kim bilir, şu gençlerden kaçı bir daha dönecek bu yaylalara? Kaçı, annesinin tandır ekmeğini bir daha tadacak?
 
 
 
Bu durak, bir vedanın başlangıcıdır. Ama her veda, yeni bir hikâyenin de kapısını aralar. Şimdi, bu gençlerle birlikte yola çıkıyoruz.
 
 
 
2. DURAK: RUSYA GURBETİ – "RUSYALILAR"IN İZİNDE
 
 Tarih: 1917 öncesi
 
 Kavram: "Rusyalılar" kuşağı
 
Durağa Giriş:
 
Hemşin'de büyüklerin dilinde bir söz vardır: "Rusya terbiyesi." Peki nedir bu?
 
Şimdi, 1917 öncesine gidiyoruz. Çarlık Rusyası'na giden Hemşinliler var. Yıllarca çalışıp dönenler. Döndüklerinde sadece altın getirmiyorlar.
 
 
 
*Bir düşün: Yıllarca gurbette kalıp döndüğünde köyüne, elinde bir gramofonla gelen adamı... Köylüler toplanmış, merakla bekliyor. O, kutudan çıkan müziği ilk kez duyduklarında yüzlerindeki şaşkınlığı. İşte o an, Hemşin'in modernleşmeye açılan penceresi.*
 
 
 
Bu kuşak, pastacılığın görünmez temelini attı: **İnce zevkleri, disiplini, estetiği öğrettiler**. Çünkü pastacılık sadece hamur yoğurmak değil, güzeli sunma sanatıdır.
 
 3. DURAK: YOLA ÇIKIŞ – CEBİNDE UMUT, SIRTINDA BOHÇA
 
Güzergâh: Hemşin yaylaları → Büyük şehirler (İstanbul, Ankara, İzmir)
 Zaman: 1950'ler ve sonrası
 
 
Sabahın kör karanlığı. Bir genç, köy meydanında bekliyor. Annesi gözyaşlarını tutmaya çalışıyor. Babası sessiz, elleri pantolon cebinde. Vedalar en çok sabah olur, bilirsin.
 
Yolcunun Cebindekiler:
 
- Bir avuç toprak (memleket kokan)
- Birkaç kuruş (harçlık)
- Bir bohça (içinde birkaç parça eşya)
- Tarif defteri (annesi yazmış: "Şöyle yapılır Hemşin böreği
- Ve en önemlisi: **Kocaman bir umut**
 
 
 
*Bu genç, şimdi otobüse biniyor. Arkada bıraktıkları: Annesinin mendili, babasının sessiz bakışı, çocukluğunun geçtiği yayla... Önünde ne var? Bilinmez. Ama içinde öyle bir ateş var ki, dağları delecek.*
 
 
 
Anlatılır ki, yola çıkan gençlerden biri, köyün yaşlısına sormuş:
"Gurbet nasıl bir yer, e mi?"
Yaşlı adam gülümsemiş:
"Gurbet, oğlum, ekmeğini kazanırken unuttuğun ama gece yastığa başını koyduğunda her şeyi hatırladığın yerdir."
 
 
 
 4. DURAK: FIRININ SICAKLIĞI – HAYATA TUTUNUŞ
 
 Şehrin bir fırını / pastanesi
 
 
Şehir henüz uyuyor. Sokak lambaları loş ışık saçıyor. Ama fırının bacası tütüyor. İçerisi sıcacık. Un kokusu, maya kokusu, tereyağı kokusu...
 
Genç Hemşinli, ilk kez giriyor bu sıcaklığa. Biraz ürkek, biraz meraklı. Ustası elinden tutuyor.
 
 
 
 
Fırının kapısından içeri girdiğinde, dışarıdaki soğuk dünyayı unutuyor insan. Burası sadece bir iş yeri değil, bir sığınak. Unun, suyun, ateşin buluştuğu bu yerde, Hemşinli genç sadece ekmek yapmayı değil, hayatı yoğurmayı öğreniyor.*
 

*Ustadan Çırağa Öğüt:*
 
*"Oğlum, bu iş sabır işi. Hamur aceleye gelmez. Tıpkı insan gibi. İyi yoğurursan güzel kabarır, sevgiyle sararsan kıymetlenir. Unutma, biz sadece tatlı yapmıyoruz, insanların mutlu anlarına eşlik ediyoruz."*
 
 
 
 5. DURAK: İSTANBUL – İMPARATORLUK MİRASÇILARI
 
 Semtler: Beyoğlu, Boğaz hattı
  Mekânlar: Tarihi pastaneler
 
 
İstanbul... Şehirlerin şehri. Hemşinli usta artık burada. Beyoğlu'nda bir pastanede çalışıyor. Camın önünde duran pastalar, vitrindeki börekler, çay saatlerinin zarif sunumları...
 
 
**Pelit Pastaneleri – Bir Okul Hikâyesi**
 
Çamlıhemşinli Hacı Kazım Ayan'ın kurduğu bu marka, sadece bir pastane zinciri değil, bir **okul** oldu. Binlerce gence iş, binlerce aileye ekmek kapısı.
 
 *"Pelit'te çalışmak, Hemşin'de üniversite okumak gibiydi."* – Hemşinli bir ustanın sözü


 
**Baylan ve Savoy – Şehir Hafızası**
 
Beyoğlu'nda, Cihangir'de... Baylan'ın vitrinine bak. O pastalar sadece tatlı değil, İstanbul'un hafızası. Savoy'da oturanlar sadece kahve içmiyor, bir kültürün parçası oluyor.
 
 
*Şimdi şu pastanenin önünde dur. Camın ardındaki pastalara bak. Onları yapan eller, yıllar önce Hemşin yaylalarında kuzu güden eller. Aynı eller. Ne kadar da uzak görünüyor değil mi? Ama bir o kadar da yakın. Çünkü her pastada Hemşin'in kokusu var. Her börekte yaylaların serinliği.*
 
 
 
 6. DURAK: İZMİR – EGE'YE VURULAN MÜHÜR
 
Semtler: Kordon, Alsancak Şortan, Reyhan
 
 
İzmir... Deniz kokusu, martı sesleri, Ege'nin rengi. Hemşinli ustalar burada da iz bıraktı. Kordon'da yürürken girdiğin pastanelerin mutfağında Hemşin elleri var.
 
 
**Şortan** – İzmir'in simgesi. Hemşin disipliniyle Ege'nin şehir yaşamı buluştu burada.
 
**Reyhan** – Alsancak'ın kalbinde, nesillerdir hizmet veren bir lezzet durağı.
 
 
 
*İzmir'de bir pastaneye gir. Garson gülümser, kahveni getirir, yanında da bir tatlı. O tatlının tarifi belki elli yıl önce Hemşin'den göçen bir ustanın defterinde yazılıydı. Şimdi Ege'nin güneşinde yeniden doğuyor. İşte bu, göçün en güzel hali: Gittiğin yere kendi kültürünü götürmek, ama oranın rengiyle buluşturmak.*
 
 
 
7. DURAK: ANKARA – CUMHURİYETİN PASTANELERİ


Flamingo, Funda, Damla, Liva
 
Ankara... Taşra başkent. Bürokrasinin, siyasetin, devletin kalbi. Pastaneler burada sadece tatlı yenilen yerler değil; **buluşma noktaları, "Hemşin konsoloslukları"**.
 
 
*Ankara'da bir pastaneye otur. Etrafına bak. Masalarda siyaset konuşanlar, aşklarını yaşayan gençler, çayını yudumlayan yaşlılar... Burası sadece bir pastane değil, bir hayat sahnesi. Ve bu sahnenin arkasında, perde gerisinde Hemşinli ustalar var. Onlar olmasa, bu sahneler boş kalırdı.*



**Liva'nın Hikâyesi:**
 
Adını Karadeniz'den alan bu marka, köklerine selam veriyor. Liva, Hemşin pastacılık geleneğinin modern işletmecilikle buluştuğu noktada duruyor. Geçmişi unutmadan geleceğe yürümenin güzel bir örneği.
 
 
 8. DURAK: HEMŞİN'E DÖNÜŞ – VAR GİT ÇİÇEKLERİ
 
 Hemşin yaylaları, Çamlıhemşin
 
 
 
Şimdi, başladığımız yere dönüyoruz. Hemşin yaylalarına. Ama mevsim sonbahar. Yaylalarda rüzgâr soğuk esiyor. Ve bir çiçek açıyor: **Vargit**.
 
**Vargit Çiçeğinin Anlattıkları:**
 
Yerel inanışa göre, Vargit çiçekleri sonbaharda açar. Hemşinli kadınlar bilir: Bu çiçekler, "Dönme vakti geldi" der gibidir. Ama bazen yıllarca beklenir. 5 yıl, 10 yıl... Kimi eşler hiç dönmez.
 
*"Vargit çiçeği açtı mı, yaylalarda hüzün kokusu yayılırdı. Gurbetçilerin dönüş vaktidir derlerdi. Ama o yıl dönmeyenlerin eşleri, çiçeğe bakıp ağlardı."*
 
 
 
*Şimdi dur ve bu çiçeğe bak. Ne kadar güzel, değil mi? Ama içinde ne kadar hüzün var. Tıpkı gurbet gibi. Güzel ama hüzünlü. Umutlu ama yalnız. Bu çiçek, Hemşin kadınlarının bekleyişinin sessiz tanığı. Yayla evlerine sığmayan yalnızlıkların, mektuplara sığmayan özlemlerin...*
 
 
 9. DURAK: HEMŞİN KONAKLARI – TAŞA YAZILAN EMEK
 
Taş konaklar
 

 
 
Hemşin'de gezerken gözüne devasa taş konaklar çarpacak. Her biri birer anıt gibi. Gelin, birine yakından bakalım.
 
 
 
*Bir konağın önünde dur. Taşlara dokun. Soğuklar değil mi? Ama bir düşün: Bu taşları yerleştiren eller, yıllarca gurbette çalıştı. Her bir taş, belki bir gün az yemekle geçiştirilen bir öğünün, belki de uykusuz geçen bir gecenin karşılığı. Bu konak, aslında bir adamın ömrü. Hem de en güzel yıllarının geçtiği ömrü.***Konağın Dili:**
 
Eğer duvarlar konuşsaydı, neler anlatırdı? Kim bilir, kaç düğün görmüştür bu sofalar? Kaç veda? Kaç kavuşma? Kaç hasret?
 
 
 
10. DURAK: SON SÖZ – BİR DESTANIN ANLAMI
 
 Hemşin pastacılığı neden önemli?
 
 
*Sevgili yolcu, yolculuğumuzun sonuna geldik.*
 
*Şimdi bir pastaneye git. Bir tatlı ısmarla kendine. O tatlının tadına bakarken, ardındaki hikâyeyi düşün: Kaçkar'ın eteklerinde başlayan, Rusya'da şekillenen, İstanbul'un vitrinlerinde olgunlaşan, Ankara'nın bürokrasisinde, İzmir'in denizinde yeniden doğan bir hikâye.*
 
*Hemşinli pastacılar, sadece tatlı yapmadı. Bir kültürü yoğurdu, bir geleneği pişirdi, bir hikâyeyi sundu.*
 
*Her pasta diliminde Hemşin'in sisli yaylalarının serinliği var. Her börekte bir ustanın emeği, her kurabiyede bir çırağın heyecanı.*
 
*Bu bir göç destanı. Bu bir zanaat destanı. Bu, insanın toprağından kopup dünyaya açılmasının, ama köklerini hiç unutmamasının destanı.*
 
**Yolculuğun Ardından:**
 
Şimdi gözlerini kapat. Kaçkar'ın sisini hayal et. Sonra bir pastanenin vitrinini. Aynı sis, aynı eller, aynı hikâye. Sadece biraz yol gitmiş, biraz pişmiş, biraz olgunlaşmış.
 
*Ve unutma: Her tatlıda bir emek var. Her emekte bir hikâye. Her hikâyede biraz Hemşin.*
 
 
*Rehberin son notu: Bu hikâye bitmedi. Her gün yeni bir Hemşinli genç, bir pastanenin kapısından giriyor. Her gün yeni bir tatlı, vitrinde yerini alıyor. Her gün yeni bir sayfa ekleniyor bu destana. Belki sen de bir gün, bir pastanede çalışan bir gencin gözlerinde, Hemşin yaylalarının sisini görürsün. İşte o zaman, bu yolculuğun hiç bitmediğini anlarsın.*
 
                                                      Yolun açık olsun.

Arama Sonuçları

hemşin
hemşin konakları
pastacılık
hemşin pastacılık


Karadeniz Tur














Yorumlar

Yorumlar

 



Karadeniz Gezi Turları Rehber Adem | Karadeniz, Şendere Köyü Yolu No:30/A, 53480 Şendere/Ardeşen/Rize

+90 532 285 52 13